KUR’AN-I  KERİM’İ OKUMAK   VE   DİNLEMEK

Kur’an’ın ilk inen ayetleri, “Yaradan Rabbinin adıyla oku!” diye başlamıştır. Bu vurgu,    Müslümanın  kendi  kitabını mutlaka öğrenmesi ve okuması gerektiğini ifade eder. Ayrıca Kur’an okumayı emreden başka ayetler de vardır. (Müzzemmil, 4 ve 20. Ankebut, 45.) Peygamber Efendimiz (s) inen ayetleri ashabına okur ve vahiy katiplerine de yazdırırdı. Bazen de Kabe yakınında seslice Kur’an okuduğu  olurdu.  Her Ramazan Cebrail ile karşılıklı mukabele etmiş,  Kur’an’ı Kerimi  okumuş, açıklamış, okutmuş, yazdırmış ve ezberletmiştir.

Bir hadiste, “Kim Kur’an’dan bir harf okursa, ona bir iyilik  yazılır. Her iyiliğin karşılığı da on sevap olarak verilir. ‘Elif lam mim’ bir tek harftir demiyorum, her biri ayrı harflerdir.”(Tirmizi, F.Kur’an,16.) buyrulmuştur. Sevap vadeden örneğin, mukattaa harflerinden verilmesi anlamlıdır. Zira bu harflerin manasını kimse tam olarak bilememiş ve bir çok alim, “doğrusunu Allah bilir” demekle yetinmişlerdir.  Bu örnek,  Kur’an’ı  anlayarak okumak veya anlamadan okumak tartışmasına gerek bırakmamaktadır.    

 İmam Süyuti, “ Kur’an’ı Kerimi okuyabilme nimetini, meleklere bile vermemiştir. Bu sebeple melekler, okunan Kur’an’ı dinlemek konusunda çok isteklidirler.” diyerek, Kur’an okuyor olmanın ne büyük lütuf olduğuna vurgu yapmıştır. (D.İlmi Dergi, 2001. Sayı,2)

 Bir ayette, “Kur’an, insanları en iyi ve en doğruya götürür.” (İsra, 9.)  buyrulur. Peygamber Efendimizin(s) :  “ Kur’an ehli olanlar, cennete girdiği zaman kendisine, ‘ oku da yüksel, ‘ denir. O da okudukça yükselir ve kendisine her bir ayet için bir derece verilir. Böylece, bildiği ayetleri sonuna kadar okur. “ (İ.Mace, Hd. No,7124.) Bu hadise göre  Kur’an-ı Kerim, müminin dünyada ve ahirette yükselmesine vesile olacaktır.

Okunan Kur’an’ı Kerimi dinlemek farzdır ve de çok sevaptır. “Kur’an okunduğu zaman susun ve dinleyin,” buyrulmuştur. (Araf, 204.) Peygamberimiz (s) Abdullah b. Mesud’a Kur’an okutup dinlemiştir. Nisa suresi 41. ayeti okuyunca, Resulullah, “bu kadar yeter!” deyip durdurmuş ve göz yaşlarına boğulmuştur. “ Kur’an’ı okuyan ile dinleyen sevap bakımından ortaktırlar” (C.Sağir,4245.) buyurarak, dinlemenin de çok sevap olduğunu haber vermiştir.

  Peygamberimiz (s) vahyin ilk yıllarında, Kur’an’a olan ilgisizliği görünce, “ Peygamber, ey Rabbim! Kavmim bu Kur’an’a ilgisiz kaldılar, terk edilmiş hale getirdiler, ” (Furkan,30.) sözleriyle Allah’a şikayet etmiştir. Kur’an okumayanları, okunurken dinlemeyenleri ve Kur’an’la gereği gibi ilgilenmeyenleri, ahirette gene bu cümlelerle şikayet edecektir. Hz. Peygamberin şikayetine maruz kalmak    istemiyorsak, şimdiden Kur’an’ı  Kerimi  okumaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım.

 Sevgili Peygamberimiz (s) Kur’an’ı okumuş, dinlemiş, öğretmiş, ezberletmiş, yazdırmış, açıklamış ve Kur’an’a göre hayat sürmüştür. Peygamber Efendimizin (s) her yaptığı sünnet olduğuna göre, Kur’an için yapılan her şey, güzeldir ve çok sevaptır.

Konuyu, müjdeli bir hadisi şerif meali ile tamamlayalım. “ Kim benim sünnetimi yaşar (ve yaşatırsa) beni çok sevmiş olur. Beni sevenler de cennette benimle beraber olurlar.” (E.Davud.Edep,1) buyurmuştur, sevgili Peygamberimiz. Yüce Mevla, bizleri Kur’an’ın ruhundan ve Peygamberimizin (s) de doğru izinden ayırmasın.  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar TURGUT AÇARİ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günaydın Düzce Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günaydın Düzce hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Günaydın Düzce editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günaydın Düzce değil haberi geçen ajanstır.