Katil arı kestaneyi vurdu

Halk arasında “katil arı” olarak bilinen gal garısı kestane ağaçlarına dadandı. Kestane meyvesi ile kestane balı üretimi yüzde 50 azaldı.

Büyütmek için resme tıklayın

Düzce bölgesinde son zamanlarda görülen gal arılarının en etkili doğal düşman olduğu biliniyor.  Zararlı gal arısının tek konakladığı yer kestane ağaçları olurken, katil arının verdiği zarar yüzünden kestane rekoltesi ile kestane balı üretimi ciddi oranlarda azaldı.

Kestane üretimi konusunda ülke genelinde önemli yere sahip Düzce’de son dönemde kestane üretimi ile kestane balı üretiminde yaşanan düşüşün ardından kestane ağaçlarına zarar veren ve halk arasında katil arı olarak bilinen Gal Arısı tekrar gündeme geldi.

Son 4 yılda ülke genelinde yayılımı artan kestane gal arısıyla mücadele konusunda Düzce Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevcan Öztemiz’den uyarı geldi. Öztemiz, “Son dönemde İstanbul iline kadar ulaşan gal arısıyla mücadele konusunda biyolojik mücadelenin arttırılması ve takip edilmesi gerekiyor” dedi.

Halk arasında katil arı olarak bilinen Kestane Gal Arısı zararlısı bu yıl etkisini daha da göstermeye başladı. Düzce’de 4 yıl önce görülmeye başlanan gal arısının etkisi nedeniyle Düzce için önemli ürünler arasında yer alan kestane ve kestane balı üretiminde yüzde 50’lere varan düşüş yaşandı.

Konuyla ilgili olarak bilgiler veren Düzce Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Sevcan Öztemiz “Kestane gal arısı adı üstünde bir arıcık.  Siyah renkli, antenleri, bacakları sarımsı kahverengi. Çok küçük boyutlarda 2-3 milimetre arasında bir arıcık. Çıplak gözle görülmesi bazı üreticiler açısından zor olabilir. Arıcık dediğimiz zaman böyle bal arısı gibi bir boyutta olduğu düşünülüyor olabilir.  Ülkemize 2014 yılında. Orijinal bölgesi Çin, Çin’den Dünya’ya yayılmaya başladı.  1940’lı yıllarda özellikle Japonya, Kore, Nepal ve 2000’li yıllarda Avrupa’ya geçil yaptı. 2002 yılında İtalya’da görüldükten sonra 2014 yılında ülkemize giriş yaptı. Marmara bölgesinde iki ilimizde Bursa ve Yalova illerinde artış gösterdi. 4 yıl önce bizim ilimiz Düzce’de de zararlıyı tespit ettik. Karantina zararlısı olduğu için önemsiyoruz.  Çünkü karantina tedbirlerinin alınması gerekiyor. Özellikle bulaşmanın olmaması adına bulaşık bitki materyallerinin bir yerden bir yere özellikle bulaşın olduğu iki ilimizden kestaneyle ilgili herhangi bir bulaşık fidan dahi taşınmaması çok önemli. Hızla yayılış gösteren bir zararlı. Her ne kadar tek döl verse de zararlının biyolojisi gereği mücadelesi çok zor” dedi.

KESTANE ÇİÇEĞİ TOMURCUKLARI İÇİNDE YAŞIYOR

Gal arısı larvalarının kestane çiçeği tomurcuklarının içinde yaşadığını ve gözle görülmesinin zor olduğunu dile getiren Prof. Dr. Öztemiz “Zararlı yumurtalarını tomurcuğun içine bırakıyor. Yumurtalarını tomurcuğun içine bıraktıktan sonra yumurtalar açıldıktan sonraki larva dönemini kış döneminde şu anda içinde bulunduğumuz Ekim ayında tomurcukların içinde birinci larva dönemini geçiriyor. Bahar aylarına kadar tomurcuklar içerisinde tabi çıplak gözle görmek mümkün olmuyor. Özellikle Mart ve Nisan aylarında son dönem larvalarda beslenmeyle birlikte tomurcuklarda da gelişme oluyor.  O arada pupa ve ergin dönemini geçiriyor. Arıları yaz döneminde görmemiz mümkün oluyor. Tek döl verdiği için ve tüm dönemlerini tomurcuk içinde geçirdiği için mücadelesi çok zor. Yaz boyu ergenler tekrar yumurta bırakmak için kış dönemini geçirmek için özellikle Eylül ayında bu iklim koşullarına göre değişebilir. Yine sonbahar aylarında yumurtalarını tomurcuklara bırakıp tekrar kışı o şekilde geçiriyor. Bizim mücadele etmemiz için özellikle yaz döneminde erginlerini gördüğümüzde belki erginlere karşı biyoteknik mücadele uygulayarak bir nebzede olsa erginlerin yumurta bırakmasını engelleyebiliriz. Kimyasal mücadelede bazı bitki koruma ürünleri var. Ama etki alanı ve zararlının beslenme alışkanlığını incelediğimizde mücadele şansı biraz düşük. Bu sadece ülkemizde değil yurt dışında yapılan çalışmalarda da kimyasal mücadelenin etkileri de var. Çevreye etkisi olduğu gibi özellikle arıcılığın yapıldığı bölgelerde kimyasal mücadelenin yapılmasından öte alternatif mücadele çeşitliliği uygulanmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

KARANTİNA TEDBİRLERİ UYGULANMASI GEREKİYOR

Zararlıyla mücadele konusunda ciddi karantina tedbirleri uygulanması gerektğine dikkat çeken Dekan Öztemiz “En önemlisi karantina tedbirlerinin alınması. Bulaş görülen yerlerde materyallerin bir yerden bir yere taşınmasının engellenmesi. Sadece insan yoluyla da taşınmıyor. Erginler yaz boyu rüzgarla da pasif taşınıyor. O yüzden yayılış alanlarının sınırlandırılması için ülkemizde bu zararlarının yayılış göstermemesi için bu yayılış alanlarında sınırlandırma çalışmasının yürütülmesi ve kimyasal mücadeleye alternatif özellikle biyolojik mücadele uygulamalarının yaygınlaştırılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

BİYOLOJİK MÜCADELEDE YÜZDE 80’LERE VARAN ETKİ SÖZ KONUSU

Sevcan Öztemiz, kimyasal mücadeleden öte biyolojik mücadelenin artması gerektiğini ifade ederek “Dünya’da ve ülkemizde yapılan çalışmalarda en etkili biyolojik mücadele alanının Torymus Sinensis denilen bir arıcık olduğu biliniyor. Şu an yapılan çalışmalarda yüzde 70-80’lere varan etki söz konusu. Ama kısa vadede bu başarıyı beklemek çok zor. En az bir 5-6 yıllık çalışmanın ve üst üste sürdürülebilir olması gerekiyor. Bu zararlıyla biyolojik mücadele için salım çalışmalarının yürütülmesi lazım. Ülkemizde yapıldı. Faydalı böceğimiz getirilip salım çalışmaları yapıldı. Ancak salımdan sonra bunun izlenmesi ve sürdürülmesi çok önemli. Her yıl bunu tekrarlamamız gerekiyor. Doğal denge oturana kadar mücadelenin devam etmesi şart. Kısa vadede çok beklenti içine girmememiz lazım. Tüm mücadele yöntemlerini bir arada kullanıp entegre mücadele öneriyoruz” dedi.

İSTANBUL’A KADAR UZANDI

Öztemiz, 2014 yılında Burda ve Yalova’da ardından ise Düzce, Zonguldak ve çevresinde görülmeye başlayan gal arısının İstanbul’a kadar yayıldığını belirterek “Marmara bölgesinde vardı ama son gelen şikayetlerde de İstanbul’da da artış olduğu bilgiler elimize geldi. Gerçekten yayılışın arttığını ve verimde de yüzde 50 ile 75 oranında bir azalma olduğu tespit edildi. Hem kestane veriminin azalmasına neden oluyor. Biliyorsunuz bu bölgede arıcılık çok önemli. Zararlı tomurcuklarda beslendiği için meyve tutumunu engelliyor. Çiçeklerin oluşumunu engelliyor. Çiçeklerin oluşumunun engellenmesi arıcılığında zarar görmesine neden oluyor. Az önce saydığım tüm tedbirlerin alınması çok önemli. Her türlü tedbirin alınmasını gerekiyor” ifadelerini kullandı.

KESTANE VE KESTANE BALININ AZALDIĞI ŞİKAYETLERİ ALIYORUZ

Öztemiz son olarak kestane ve kestane balının azalmasına yönelik çiftçilerden ve üreticilerden şikayet aldıklarını dile getirerek “Bize de özellikle kestane balının azaldığı yönde şikayetler geliyor. Ancak zararlının kestane çiçeklerinde verimi azaltmasının yanı sıra tabi ki uygulanan bitki koruma ürünlerinin yan etkileri var. Küresel iklim değişikli ile iklim faktörleri var. Tüm faktörler kestane balının azalmasına sebep ancak en büyük sebep gal arısı diyebiliriz” şeklinde konuştu.

05 Eki 2022 - 17:28 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günaydın Düzce Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günaydın Düzce hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Günaydın Düzce editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günaydın Düzce değil haberi geçen ajanstır.