Dr. Cemil Keskin Yazısı
  • Dr. Cemil Keskin

    Dr. Cemil Keskin

Ortaokula başlayacak 5. sınıf öğrencileri için nelere dikkat etmeliyiz?

Tarih: 15.03.2021 Okunma: 2584 kez okundu

İlkokuldan sonra çocuklar 5. sınıfta ilk defa temel branşlar ile karşılaşırlar. Burada dikkat edilmesi gereken husus çocukların daha akademik öğrenme performanslarıyla mücadele etmek zorunda olduklarıdır. Matematik dersi biraz daha soyutlanmaya başlayacak, Türkçe dersinde biraz daha İleri düzey beceriler beklenecektir.

Okul öncesi ve ilkokul düzeyinde olabildiğince çok çeşitli alanlarda yüzeysel deneyim yaşama temel amaç iken, Ortaokulda temel branşlarda daha derinlemesine bilgi öğrenme zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Çocuk 5. sınıfa kadar öğrenme etkinliklerinin büyük çoğunluğunu bir öğretmenle gerçekleştirirken, Ortaokulda her branşta ayrı bir öğretmenle öğrenme etkinliklerine katılmak zorundadır. Bu durum belli bir süre uyum sağlama problemi ortaya çıkarabilecek, çocuklarda kafa karışıklığına sebep olabilecektir. Çünkü 5 sınıfa kadar öğrenci bir öğretmenin ilke ve prensiplerine uyum sağladığında sorun kalmıyordu. Ancak Ortaokulda branş derslerine farklı öğretmen girdiğinde çocuk tüm öğretmenlere nasıl uyum sağlayacağı konusunda çaba sarf etmek zorundadır.

Özellikle  Ortaokulun 5. sınıfına özel bir sorun daha vardır: Arkadaşlıklar. Çocuklar farklı sosyal ve kültürel ortamlarda yetişmiş çocuklarla tanışmak, uyum sağlamak ve sınıfın grup süreçlerinde kendisi için en uygun rolü bulmak zorundadırlar. Bu kolay bir süreç değildir, mücadele gerektirir. Hatta bazen çatışmalara sebep olur. Bu süreç Sınıf rehber öğretmenleri ve Rehber öğretmenler tarafından çeşitli test ve anketlerle elde edilen verilere bağlı olarak doğru bir şekilde yönetilmelidir. 5. sınıfa başlayacak çocuklar için yaptığımız bu kısa özetten sonra anne babalara şu tavsiyeleri sunabiliriz:

  1. Çocuğumuz için seçeceğimiz okul sosyal ve kültürel olarak çocuğunuzun gelişimine katkı sağlayacak okul olmalıdır. Çünkü ortaokul eğitimi, lisede baskın olarak ortaya çıkacak olan çocuğun değer geliştirme sürecinin temellerini belirleyecektir. Burada sadece okul kültüründen bahsetmiyorum. Okulda görev yapan öğretmenler ve eğitim görecek öğrencilerin sosyal ve kültürel özelliklerine vurgu yapıyoruz.
  2. Her sınıfta  o sınıfta bulunan öğrencilerin kişisel özelliklerine göre bir kültür gelişecektir. Kişisel özellikleri belirleyen faktörler çocuğun içinde büyüdüğü aile, önceki okuduğu okul, önceki öğrenmelerinin düzeyi sayılabilir. Çocuk sınıftaki diğer çocukların özelliklerine bağlı olarak grup içinde etkili bir konum alabilir veya sınıfta yalnız kalabilir. Rehber öğretmen ve sınıf öğretmeni sınıfta oluşacak grup süreçlerini sosyometri, kimdir bu testi gibi testleri uygulayarak, testlerin sonuçlarına göre grup içinde etkin olmakta zorlanan çocuklara destek olmalıdır. 
  3. Çocuk ilk defa hayat boyu karşısına çıkacak, ilkokula göre biraz daha derin akademik bilgiler ile karşılaşacaktır. Çocuğun derse karşı tutumu öğretmenini sevip sevmemesine, öğretmenin dersi öğrenciye sevdirecek etkinliklerle işe başlayıp başlamamasına göre değişecektir. Tabii ki karşılaşılan her öğretmen her öğrencide, dersine ve kendisine karşı üst düzeyde sevgi geliştiremeyebilir. Burada ebeveyn ve eğitimcilere düşen görev olabildiğince çok öğrenciye olabildiğince çok dersi ve olabildiğince çok öğretmeni sevdirecek bilinçli bir program uygulamaktır. Zaman zaman ders ve öğretmenlere karşı olumlu tutum geliştirmek için uygulanan programın etkililiği testlerle ölçülmelidir. Birebir desteğe ihtiyaç duyan öğrencilere birebir destek verilmelidir. Çünkü öğrencide derse karşı gelişebilecek olumsuz bir tutumun değiştirilmesi daha sonra çok zor olabilecektir. Unutmayalım insan sevdiğini öğrenir ve sevdiğinden öğrenir.
  4. Okulda akademik branşlar yanında beceri atölyelerinin, sanat ve spor tesislerinin var olması çocuğun kendini keşfetme ve yetenekli olduğunu hissettiği ve keyif aldığı bir alanda performansını yükseltme fırsatı elde etmesini sağlayacaktır. Tüm çocukların sadece akademik alanla ilgilenmesi ve yüksek performans göstermesi beklenemez. Doğal olarak sanat ve spor tesisleri ve atölyelerde elde edilecek fırsatla çocuk kendini gerçekleştirebileceği alanı tanıyabilecektir.
  5. LGS sınavına giden süreçte okuldaki öğretmenlerin öğrenciyi birebir takip etmesi, eksiklerini belirleyip eksiklerin ek dersler veya birebir etütlerle tamamlanması LGS sınavındaki başarı için önemlidir. Günümüzde özellikle çalışan anne babaların çocuklarına yeterince zaman ayıramaması nedeniyle öğrenciler yakın ilgiye ihtiyaç duymaktadırlar. Öğrencilerin yeni arkadaşlar, çok fazla branş dersi ve derin akademik bilgi ile baş etmeye çalıştıkları bu dönemde kendisine koçluk yapacak öğretmenlere ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacı dikkate alarak gerekli tedbirleri almalısınız.

Seçeceğiniz okulda var olan başarı odaklı bir kültür, yöneticilerdeki öğretim liderliği performansı, öğretmenlerin her bir öğrencinin öğrenmesinden birebir kendilerini sorumlu hissetmeleri çocuk için büyük bir şans olacaktır.  Aslında her çocuk öğrenebilir ve gelişebilir. Bu tamamen ona yeterli fırsat ve imkan verilmesine bağlıdır.

Dolayısıyla okul seçerken aslında çocuğun kaderini seçtiğimizi hiçbir zaman unutmamalıyız. Gönül ister ki tüm okullarımız çocukların kaderlerini beklentilerine göre şekillendirecek etkinlikte olsun. Bu hayalimizin gerçek olduğu günleri görmek dileğiyle tüm çocuklarımıza başarılar diliyorum.




Facebook Yorumları.
Okuyucu Yorumları.
  • 0 Onaylı Yorum
  • 0 Bekleyen Yorum


    Sen de Düşüncelerini Paylaş!
    Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Düşüncelerini Paylaş.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Gunaydinduzce.com sorumlu tutulamaz.

Yazarın Diğer Yazıları